Muallimce Com - Öğretmen, Öğrenci ve Velilere Kaynak

Anasayfa Edebiyat Hikayeler Tahta Çanaklar

Tahta Çanaklar

e-Posta Yazdır
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 14
ZayıfEn iyi 

Süleyman Dede iyice yaşlanmıştı. Gizleri görmüyor, kulakları işitmiyordu. Yemekleri üstüne başına döküyordu,sofrayı kirletiyordu. Bir odadan öbürüne gidecek olsa, eşyalara ayakları takılıyor, evin düzeni bozuluyordu.

 

Oğlu olsun, gelinini olsun Süleyman Dede’den bıkmışlardı. “Ah! Şu ADAM BİR ÖLSE DE ONDAN KURTULSAK!” DİYORLARDI. Ona iyi davranmıyorlardı. Hele gelini, Süleyman Dede’yi sık sık azarlıyor, ona yapmadığını bırakmıyordu. Evde onu tek seven, küçük torunu Aliş’ti. Aliş, dedesine acıyor, babasıyla annesinin tutumlarına çok kızıyordu.

Bir akşam yemek yiyeceklerdi. Sofraya yeni oturmuşlardı. Süleyman Dede, yemek tabağını önüne çekmek istedi. Tabak, içindeki yemekle birlikte yere düştü, kırıldı. Örtüler kirlendi. Gelini çok öfkelendi:

Bıktım, usandım artık senden! Sakarlığın yüzünden evde sağlam bir şey kalmadı! Nedir senden çektiğimiz? Allah canını ala da kurtulsak! Dedi. Bangır bangır bağırdı.

Süleyman Dede içini çekti. Hiçbir şey söylemedi. Karnı açtı ama yiyecek hali kalmamıştı. Sofradan kalktı. Yatmaya gitti. Yatağında bütün gece ağladı. “Allah’ım güzel Allahım canımı al kurtulayım! Böyle yaşamaktan bıktım artı. Oğluma ve gelinime yük olmak istemiyorum.” Diye ağladı, yalvarıp yakardı.

Bu olaydan sonra Süleyman Dede’i artık sofraya oturtmadılar. Onun için birkaç tahta çanak yaptılar.

Yemeğini bu çanaklara kopup Süleyman Dede’ye öyle verdiler.

Bu hal, küçük Aliş’in yüreğine dert olmuştu. Annesine ve babasına kızıp duruyordu: “bir gün siz de yaşlanacaksınız, siz de öyle olacaksınız. O zaman ben de size böyle yapacağım!” diyordu.

Yağmurlu bir gündü. Aliş’in babası ile annesi evde idi. İşe gitmemişlerdi. Aliş, birkaç parça tahta bulmuştu. Elindeki bıçakla tahtaları kesiyor, bir şeyler yapıyordu. Annesiyle babası, bir süre onu seyrettiler. İkisi de meraklanmışlardı. Acaba Aliş, bu tahtalarla ne yapıyordu? Sonra yanına gidip sordular:

Ne yapıyorsun Aliş?

Aliş, elindeki tahtayı yontmaya devam ederek:

Tahta çanaklar yapıyorum.

Ne yapacaksın tahta çanakları?

Yaşlandığınız zaman yemeklerinizi bunlara koyacağım, size öyle vereceğim.

Karı koca donmuş kalmışlardı. Söyleyecek tek kelime bulamadılar. Bir süre birbirlerine bakıp durdular. Birden yaşlandıklarını, Süleyman Dede’nin durumuna düştüklerini görürü gibi oldular. İçlerine bir pişmanlık çöktü. Hemen Süleyman Dede’nin odasına koştular. Ondan özür dilediler.

O günden sonra yemekleri birlikte yediler. Süleyman Dede’e, çok iyi davranmaya başladılar. Süleyman Dade de memnun ve mutluydu. Ömrünün son günlerini mutluluk içinde geçiriyordu.

Son Güncelleme ( Cuma, 11 Mayıs 2012 10:20 )  

Facebookta Bizi Takip Edin

Twitter da Bizi Takip Edin

Mebde.Net Bütün Sınavlar Dindersi.com Eğitimhane Eğitimsitem.Com Eğitimsitesibul.Com Öğretmen Siteleri Turkish-Media Eğitim Fakültesi Sayfa com Öğretmen Platformu

Sitede Ara

Custom Search

Google+ da Bizi Takip Edin

 

Anket

Sitemizi Nereden Öğrendiniz
 

Eğitim ve Ögretim
Eğitim ve Ögretim

İstatistikler

Üyeler : 4
İçerik : 1723
Web Bağlantıları : 1
İçerik Tıklama Görünümü : 5545630

Ziyaretçi Sayacı

mod_vvisit_counterBugün2862
mod_vvisit_counterDün6448
mod_vvisit_counterBu Hafta27035
mod_vvisit_counterBu Ay90483
mod_vvisit_counterToplam1739989

Günün Sözü

Fikir sahibi olmaya,mal sahibi olmaktan fazla ihtiyaç duyacağımız gün gerçek zenginliğin sırrını bulacağız.
Peyami Safa